07 Jul 2009

İnek, Eşek ve Beygir

216Bir inek, bir beygir, bir eşek, dağılıp insanların ne

yaptıklarını öğrenmeye ve beş yıl sonra buluşmaya karar verdiler.

Her biri başka yöne yola çıktılar.

Beş yıl sonra buluşma yerine önce inek ile beygir geldi.

İkisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri

dökülmüş, kamburları çıkmış, adeta çökmüşlerdi.

Beygir sordu: ‘Nedir bu halin inek?..’

İnek iç çekerek anlattı:

’Bu insanlar merhametsiz. Beni durmadan birbirlerine

sattılar. Alan sütümü sağdı. Bir inek daha varmış, onu yanıma koyup çifte koştular, aç bıraktılar.

Canımı zor kurtardım be kardeş…’

Sonra beygir anlattı:

‘Benim de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım. Üzerime bindiler. O indi öbürü bindi, o indi öbürü bindi…

Binmedikleri zamanlar zincire vurdular… Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğimde arkama kocaman bir arabaya bağladılar, bu

sefer birçoğunu birden taşımaya başladım.

Ben onları taşıdıkça kırbaçladılar..

Canımı zor kurtardım yav inek kardeş…’

Ve uzaktan eşek gözüktü.

Eşek; ıslık çala çala, taşlara tekme ata ata geldi.

Mutluydu.

Şişmanlamıştı, tüyleri parlıyordu, gözlerinin içi

gülüyordu, üzerinde lacivert takımlar vardı.

İnek ile beygir, ‘Nedir bu halin, neler oldu’ diye

merakla sordular, eşek anlattı:

‘Bir memlekete vardım, birisi bağırdıkça insanlar

onu alkışlıyordu.

Ben de yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım. Benim

bağırmamı bilirsiniz, duyan benim yanıma koştu, duyan koştu. Onlar geldikçe ben daha çok

DİN-İMAN-TÜRBAN-falan-filan diye bağırdım…’

‘Sonra?..’

’Sonra beni başkan seçtiler…’

‘Yani sen başkan mı oldun ?..’

’Evet… Bir şey yapmama gerek kalmıyordu, ben

bağırdıkça onlar

’Memleket seninle gurur duyuyor’ diye alkışladılar.. Yiyecek birçok şey vardı. Ben ise yedim ve bağırdım, yedim ve bağırdım…’

‘Pekiii … Senin eşek olduğunu anlamadılar mı?…’

Eşek yanıtladı: ‘Yarısı anladı ama ,

DİĞER YARISINA BİR TÜRLÜ ANLATAMADILAR !….

02 Jul 2009

Unutma Unutturma!

2temmuzToplumsal tarihimizin dönüm noktalarından biri olan , 2 Temmuz 1993 tarihinde gerçekleştirilen ve 37 kişinin diri diri yakılarak katledildiği Sivas katliamı, Türkiye’nin mezarının kazıldığı bu günlere gelişinin başlangıç noktası, anahtarı olmuştur.

Atatürkçü, cumhuriyetçi, bağımsızlıkçı, anti emperyalist güçlere bir gözdağı olan Sivas katliamı, Türk ulusundaki direnme ve Cumhuriyeti savunma duyarlılığının yok edildiği yolundaki bir emperyalist zafer işaretidir.

Öncesiyle ve sonrasıyla Sivas katliamı; yıllardır izlediği politikalarla dünya imparatorluğu olma yolundaki engelleri aşa aşa, adım adım gelen ABD ve AB emperyalizminin Türkiye’mizin yeniden paylaşılması heveslerinin ve Sevr’de kursaklarda kalan hayallerinin, dinsel gericiliğin arkasına gizlenerek gerçekleştirilmesi yolundaki önemli dönüm noktalarından biridir.

Duyarsızlaştırılmış, pasifize edilmiş, yurtseverlikten uzaklaştırılmış (kendi ülkesine düşman kesilmiş), Türk olduğunu söylemekten utanır hale getirilmiş, kendine gücüne güvenmekten uzaklaşmış, kurtuluşu başka ülkelere sığınmakta ya da yamanmakta arayan, teslim olmaya hazır hale getirilmiş “sözde” aydınların ve adına “Sivil Toplum Örgütü” denilen kurumların çoğaldığı, yaygınlaştığı ve çeşitli desteklerle güçlendirildiği bir Türkiye’ye sürüklenmemizin arkasında “Sivas Katliamı” yeri tartışmasızdır.

Ancak gücünü Kemalizm’den alan bizler, umutsuzluğa kapılmadan, kolay çözümler hayal etmeden azim ve kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz.

2009 Türkiye’si bugün çok daha büyük bir uyanışın eşiğindedir. İktidarı ele geçiren işbirlikçi zihniyet her açıdan köşeye sıkışmıştır ve bu noktada Türkiye büyük karışıklıklara gebedir.

Gericiliğe ve Türkiye’nin sömürgeleşmesine karşı yükselen halk muhalefetini Kemalist ilkeler ışığında örgütlemek ve iktidara taşımak yaşamsal bir görev olarak Atatürkçülerin önünde durmaktadır. Sivas’ta Katledilenlere olan namus ve onur borcumuzu ödemenin tek yolu “Atatürkçü Düşünce”yi iktidara egemen kılmaktır.

Yeniden Sivas Katliamları yaşamak umuduyla Şehitlerimizi saygı ile anıyoruz. Bizlere ışık oldular. Işıklar içinde olsunlar.

24 Jun 2009

Anlayana Göndermeler-1

>>Sanırım gündemin en önemli maddesi Gülen ve Akp’yi Bitirme Planı’nın sahte çıkması sahte olduğu kesindi zaten.Çünkü hazırlayanlar amatörce davranmış.TSK’da her belgenin altında belgeyi hazırlayanın bağlı bulunduğu şube yazar ama ne yazık ki bunu atlamışlar.Feto Pennsylvania’daki malikanesinden küfür ediyordur(Haşa Feto Ayıp Söz Söyler mi?).”Ben TSK’yı bir ele geçiremeyecek miyim? diye.Çünkü Biliyor 1979′da İran İslam Devrimi yapıldığı zaman Hümeyni askeri ele geçirmişti.

>>Bu gün tebessüm ettiğim bir olay da Abdullah Gül’ün gençler arasında Polat Alemdar’ dan daha popüler olması sanırım.Herkese ilk okuduğunda saçma gelecek bir haber bu.Neden saçma olduğunu ortaya koyalım.

  1. Araştırmayı Bağımsız(!) Eğitimciler Sendikası yapmış.Hadi neredeyse tüm eğitim sendikalarının AKP’li olduğunun geçtim.Daha önce bu sendikayı kim duydu.Yani kısacası araştırma güvenliği %0
  2. Hadi Abdullah Gül’ün Polat Alemdar’dan popüler olmasını geçtim çok küçük bir olasılıkta neyse!Araştırmada Polat Alemdar 3. Olmuş.2. Olanda kim biliyor musunuz? TOBB başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu :D .Ya arkadaşlar bari Polat Alemdar’ı 2. yapsaydınız da yeseydik.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun popüler olmasını geçtim.100 gence sorsanız onu bilen maksimum 5-6 kişi çıkar :D .Daha geçen günlerde Antalya’da yapılan bir arşatırma ortaya koydu yüz gencin 16’sı İsmet İnönü’yü tanımıyor.Garip Değil mi?
  3. Üçüncüsü de araştırma Ankara’da ve 1700 kişiyle yapılmış.Araştırmanın kimlerle yapıldığını söylemiyorum.Anladınız zaten.

Beni üzende bunu Hürriyet ve Vatan gibi gazetelerin manşetten vermesi.Habercilik işte ne yapsınlar.Ayrıca daha önce Sırrı Sakık yazısında da söylemiştim.Yazdıklarımın aksini kanıtlarsanız siteden Sn. Gül’e ve Sn. Hisarcıklıoğlu’na özür yazısı koyacağım.

>>Bugün bana kahkaha attıran tek şey de Gazeteler’de Gördüğüm “Cüppeliydi Kemalist mi? oldu” haberiydi.Ağlanıcak halimize gülüyoruz.Vay be Cüppeli’de bizden se oo sırtımız yere gelmez.Bir hatırlatma “Tayyip ve Gül”‘ün odalarında da Atatürk resmi var :D

cüppeli

>>Biraz da  kendimden notlar yazıyım.İnsanı sevdiğinden ayrı kalmak insanı üzüyor.”Seni Uzaktan Sevmek Aşkların En Güzeli” dizeleriyle başlayan Sensiz Saadet şarkısı da mazi oluyor.Sevdiğinden ayrı kalmak değil de onu görüpte konuşamamak ise insanı kahrediyor.Yanından geçiyor ama sana selam bile vermiyor.Müsvette okuyucularına duyuru yakında “Aşk” adlı yazı dizimiz başlıyacak.Okudukça aslında vay be Kemalistler de insanmış deyip ya biz hiç böyle aşık olamamışız diyeceksiniz.En sonundada hayretlere kapılıp şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz.”Aşk” 1 Temmuzda sizlerle buluşuyor.

13 Jun 2009

Kadınlar Hakkındaki 10 Gerçek!!!

1 – Kadınlar, aynı anda birden çok şeye konsantre olabilir. Bu yüzden, bizim iddia ettiğimiz gibi, kötü araba kullandıkları da yalandır.Kadınlar arabayı kötü değil, dikkatli kullanıyorlar.(Not:Ama genellikle kötü şoförler hep kadın oluyor ve ediyorlar)

2 – Kadınlar, yüreklerinde birden fazla sevgi barındırır ve ne yazık ki çoğu zaman bunu anlayamıyoruz. Belki de bu özelliklerini fark edemediğimiz için, kalplerini rahatça kırabiliyoruz.

3 – Kadınlar genellenemez, çünkü hiçbir kadın birbirine benzemez. Her kadın, içinde 100′den farklı kadın taşır; tıpkı ‘Beyza’nın Kadınları’ adlı filmdeki gibi… Belki de bu nedenle, kadınları anlamak pek de kolay değildir. Dengesiz tepkiler verdiklerinde bilin ki; o an sizinle konuşan, kadının içinden seslenen başka bir kadındır.

4 – Bir kadının elinden kurtulmak, o gerçekten istemediği sürece imkansızdır. Hiçbir kadını, o sizden vazgeçmediği sürece, hayatınızdan çıkaramazsınız.

5- Kadın aslında bilgedir ama çoğu zaman bilgeliğini gizlemeyi ve sizin istediğiniz gibi davranmayı çok iyi bilir. Çünkü kadının doğasında gizlemek vardır.

6- Kadınlar, keskin uçları değil, orta yolu bulmayı severler. Bu nedenle, siyah ya da beyaz değil, gri tonlardır tercihleri…

7 – Kimliğini bulamamış bir kadına rastladığınızda, bilin ki, hayatında bir şeyler eksiktir ve ‘gerçekten’ yaşamıyordur.

8 – Kadınlar, zor karar verir, karar verme sürecini uzatır, ince eleyip sık dokuyarak neticeye varır. Ancak, kararlı bir kadını yolundan döndürmek, gerçekten imkansızdır. Karşısına, dünyada en sevdiği insan da çıksa, yürümeye devam eder!

9 – Bir kadının bedenine ve ruhuna dokunmayı, onu okşamayı bilmek gerekir. Çünkü kadınlar, gonca gibidir; kokladıkça açıldığını keşfeden bir erkeğe, hayatını verir.

10- Kadınlar fedakarlardır.Onlar için sözler, ses tonu ve yaklaşım çok önemlidir.Kadınlardan bir iyilik istiyorsanız, bunu nasıl dile getireceğinizi bilmeniz gerekir.

10 Jun 2009

Mustafa Kemal-Franklin Bouillon Görüşmesi

Hayırlısı Popüler Tarih’e ilk yazımızı yazdık.Yazımızın konusu Mustafa Kemal-Franklin Bouillon görüşmesi. Yazımızda Fransız siyaset adamı Franklin Bouillon’un Türkiye-İngiltere arasındaki barışa katkısı ,Mudanya Mütarekesi’ndeki önemli rolü anlatılıyor.Haydi hayırlısı!    

Mustafa Kemal-Franklin Bouillon görüşmesi

popüler Milli Mücadele yıllarında Fransa ile yapılan barışa, Fransız siyaset adamı Franklin Bouillon’un büyük katkısı oldu.
Bouillon, Büyük Taarruz’un sonrasında Türklerle İngilizlerin Çanakkale ve Trakya’da yeniden çarpışmasını önlediği gibi,
Mudanya Mütarekesi’nin de başlamasını sağladı.

Devamı İçin Tıklayın



10 Jun 2009

Müsvette’den Yeni Bir Site: “Popüler Tarih”

popülerMüsvette‘den yeni bir site: Popüler Tarih

Müsvette’de yayınlanan popüler tarih-siyasi tarih yazıları artık  populertarih.wordpress.com sitesinde yayınlanacak.

Bu demek değil ki Müsvette yayın hayatına son veriyor.Popüler Tarih bloğu kendi kendine yetinceye kadar yazıların ilk kısmı Müsvette’de yayınlanacak.Devamı için tıklayın falan denilecek.

Ayrıca tarih konusunda kendinize güveniyorsanız-bende yazarlık yapmak istiyorum diyorsanız sencanokan@gmail.com adresine yazarlık yapmak istiyorum diye mail atmanız yeterli olacaktır.

Bu arada yandaki resimde logomuz olacaktır.Popüler Tarih yayın hayatına 11/06/2009 tarihinde başlıyor hayırlısı olsun.

09 Jun 2009

Yan Kalbim!!!

Gözlerim doluyor aman sen neredesin
Ellerim donuyor aman sen neredesin

Yan kalbim yan külden adam olur san
Yan kalbim yan kaçamazsın sevdadan

Seni diye tuttum kedimi, dizlerime yatırdım
Seve seve tüylerini, uykulara götürdüm

Çekmecemde resmin vardı, baka baka bitirdim
Gözlerimde sana güller, papatyalar getirdim

Yan kalbim yan külden adam olur san
Yan kalbim yan kaçamazsın sevdadan

Gözlerim dalıyor aman sen neredesin
Herkes geliyor aman sen neredesin

09 Jun 2009

Senin Özrün Eksik Kalsın!!!

sakık

Sakık efendi yola gelmiş.Açıklaması aynen şöyle:

Sözlerindeki kastının Mustafa Kemal Atatürk değil, 1920’lerin ‘birlik ruhuna ve Çanakkale şehitlerinin anısına ters düşen ve Atatürk’ün etrafını kuşatan ittihatçı, tekçi-otoriter yönetim tarzı” olduğunu kaydeden Sakık, “Herkesin, Çanakkale’de yaşamlarını yitiren Anadolu halklarının yiğit gençlerinin anısına uygun hareket etmesi ve Mustafa Kemal’in 1920’lerde ortaya koymuş olduğu o birlik, bütünlük ve halkların kardeşliği tavrına sahip çıkması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Kim inanır bu açıklamaya.Allah aşkına!

Kendisine bir tavsiyem var habire Atatürk diyip ; o ismi kirletmesin!

07 Jun 2009

AĞZINI TOPLA ŞEREFSİZ HERİF !!!

şerefsiz

Sanamı kaldı kimin ihanet edip kimin etmediği.Ha ayrıca biri ihanet etmişse ihanet eden de sensin.

Bu benim kişisel görüşüm değil.Bu herifin şerefsiz olduğunu nesnel olarak ortaya koyalım.

Devletin varlığı ve bağımsızlığını,
vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü,
milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma,
hukukun üstünlüğüne,
demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma;
toplumun huzur ve refahı,
milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağıma,
büyük türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”

Yukarıdaki italik kısım milletvekili yemin metni.Sırrı Sakık meclise girerken bu metne namusu ve şerefi (!) üzerine yemin etmedi mi?

Ne demiş Sakık vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruyacağıma–Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma namusum ve şerefim üzerine ant içerim.

Ben demiyorum Sırrı Sakık diyor: Ben namussuzum ve şerefsizim. Var mı itirazı olan?

Bu adam bu metinde yazılan hiç bir kısma uymamıştır bana göre hadi bana göresini geçtim;yemin metnindeki kalın-italik ilk iki kısım’a Sırrı Sakık’ın uyduğunu bana birtane Türk Vatandaşı söylesin burada söz veriyorum bu siteden Sırrı Sakık’a özür yazısı koyacağım.

12 May 2009

Türkler Müslümanlığı Kılıç Zoruyla Kabul Etmişlerdir

Türkleri Katleden Arap Komutanlar

Aslında Türkler ile Araplar arasındaki temas 600′lü yılların sonunda, Dört Halife Dönemi’nin sonunda başlamştır.

Türklerle Araplar Maveraünnehir’de, yani bugünkü Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve iran’a kadar yayılan bölgede karşılaşmışlardır.

Çatışmalar Horasan’da, Semerkant, Buhara gibi kentlerde odaklanmıştı.

bayrak.jpg

• Kuteybe bin Müslim, Yezid bin Mühelleb, Said bin Haraşi, EĢres bin Abdullah, Nasr bin Seyyar gibi Horasan valileri, binlerce Türk’ü öldürmüş Arap komutanlardı.

700′lü yıllarda Horasan, çok şiddetli savaşlara ve aldatılarak teslim alınan Türklerin acımasızca kılıçtan geçirilmeleri gibi kanlı olaylara tanık olur.

Fakat bu savaşlara ve kanlı olaylara karşın, “resmi tarih”, Türklerin kendi özgür iradeleriyle, gönüllü olarak Müslümanlığa geçtikleri konusunda ısrarlıdır.

Oysa bütün dinlerin gelişmesinde olduğu gibi, Türklerin de büyük ölçüde yenilgiler sonunda Müslümanlığı kabul ettikleri tarihsel bir gerçektir.

Bu gerçek ne Türkleri ne de Islamı küçültür.

Ortaçağ, dinlerin siyasal parti işlevi gördüğü bir dönemdir ve tek tanrılı dinlerin, özellikle de Müslümanlığın en belirgin yayılma yöntemi savaş kazanmaktır.

Talaş Savaşı

Türklerin Müslümanlaşması VII. yüzyılda başlayıp X. yüzyıla kadar süren uzun bir süreci kapsar.

Bu süreç içinde, 751 yılındaki Talaş Savaşı’nın gerçekten de özel bir yeri vardır.

Yenilen Çinliler’in batıya doğru ilerlemeleri durmuş, onun yerini Araplar ve Müslüman Türkler almıştır.

Ne yazık ki, bu savaş da “resmi tarih” tarafından saptırılarak aktarılan olaylardan biridir.

“Resmi tarih”e göre Araplarla Çinliler arasındaki bu savaşta Türkler Arapların tarafını tutmuş ve böylece Araplar savaşı kazanmışlardır.

Oysa tarihsel gerçek farklıdır:

Yukarda da değindiğim gibi, Türkler her iki tarafın ordularında da vardır.

Sonunda savaşı, tabii kendilerine destek veren Türklerin de yardımıyla Araplar kazanır ve aralarında Araplara karşı savaşan Türkler de bulunan Çinliler’in Batı’ya ilerlemeleri durdurulur.

“Resmi tarih” görüşü bu olaydan sonra Türklerle Arapların arasının düzeldiğini ve Türklerin gönüllü olarak Müslümanlığı kabul ettiğini iddia ederse de gerçek pek böyle değildir.

Türklerle Araplar arasındaki çatıĢmalar, çekişmeler, savaşlar daha sonra da devam etmiş, Araplar egemenliklerine aldıkları Türkleri, ordularında asker ve komutan olarak kullanmaya başlamış ve sonuç olarak Türkler Müslüman olmuşlardır.  :(

________

Bağımsız Türkiye için

“A t a t ü r k ç ü    d e ğ i l    A T A T Ü R K    o l m a n ı n    z a m a n ı !”

“Resmi tarih”e göre Araplarla Çinliler arasındaki bu savaĢta Türkler Arapların tarafını tutmuĢ ve böylece Araplar savaĢı kazanmıĢlardır.
Oysa tarihsel gerçek farklıdır:
Yukarda da değindiğim gibi, Türkler her iki tarafın ordularında da vardır.
Sonunda savaĢı, tabii kendilerine destek veren Türklerin de yardımıyla Araplar kazanır ve aralarında Araplara karĢı savaĢan Türkler de bulunan Çinliler’in Batı’ya ilerlemeleri durdurulur.
“Resmi tarih” görüĢü bu olaydan sonra Türklerle Arapların arasının düzeldiğini ve Türklerin gönüllü olarak Müslümanlığı kabul ettiğini iddia ederse de gerçek pek böyle değildir.
Türklerle Araplar arasındaki çatıĢmalar, çekiĢmeler, savaĢlar daha sonra da devam etmiĢ, Araplar egemenliklerine aldıkları Türkleri, ordularında asker ve komutan olarak kullanmaya baĢlamıĢ ve sonuç olarak Türkler Müslüman olmuĢlardır. (

08 May 2009

Neden Ubuntu?

Keep and eye on the weather.

Are you tired of having a thermometer outside your window and go check it before getting out ? Just take a look at your Linux screen and keep and eye on the weather :

Of course, Linux doesn’t force you to do anything, so you can place this anywhere you want on your screen, or just not have it at all (after all, isn’t it nicer to have a look through your window ?). You can select the place where you live (or anywhere else) in a complete list of locations (OK, I cheated, I chose Honolulu for the screen capture, it’s 2°C right now in Paris !).

If you click on the small picture, you can get more details like this (yeah, sorry, that’s French you’re reading) :

23 Apr 2009

Garajımdaki Ejderha

ejderha

Garajımda ağzından ateş püskürten bir ejderha var diyorum. Heyecanla “göster”

diyorsunuz. Garajıma götürüyorum ve “işte burada” diyorum. Siz hiç bir şey

göremiyorsunuz ve “Nerede?” diyorsunuz. “Ah! Söylemeyi unuttum, bu ejderha

görünmez” diyorum. “Tamam o zaman” diyorsunuz, “Yere biraz un serpelim, bari ayak

izlerini görürüz.” Serpiyoruz unu yere ve bekliyoruz, hiç bir şey olmuyor. “Tabii ayak

izlerini göremeyiz” diyorum. “Çünkü bu ejderha uçuyor.”

Siz gaza geliyorsunuz, elinize sprey boya alıp ortalığa püskürtmeye başlıyorsunuz, ejderhanın olup olmadığını anlamak için. Boya

duvarlardan başka hiç bir şeyi boyamıyor. “Sprey tabii ki işe yaramaz” diyorum. “Çünkü bu ejderha hayalet gibi bir şey, cisimler onun

içinden geçer.” Siz koşup bir termal kamera getiriyorsunuz, o da hiç bir şey göstermiyor. “Tabii ki göstermez” diyorum. “Bu ejderha

ısı yaymıyor ki.” *

carl sagan dan kuşku dolu bir örnek. bilimsel metodlarla açıklayamadığımız şeyleri var edebilimek için binbir türlü yol arıyoruz. aynı

yerde şöyle bir söz daha geçiyormuş. kanıtın yokluğu yokluğun kanıtı değildir . “Evet, bu doğru işte.”

15 Apr 2009

Linux–>TEMEL İNTERNET SERVİSLERİ

dns1

dns2

14 Apr 2009

TREK–>Bisikletlerin Şahı

Bisiklet almak istiyorsanız, biraz da tuzunuz kuruysa bu bisikletler mükemmel.Azcık pahalı -en ucuzu 3500$- ama emin olun değer.

trek11

trek2

Karar sizin ;)

14 Apr 2009

Loreena İstanbulda!!!

Loreena McKennitt, 13 yıl aradan sonra İstanbul’da konser verecek.
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın açıklamasına göre, 13 Haziranda Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde hayranlarıyla buluşacak.

Dünya çapında 14 milyonu aşan albüm satışıyla 4 kıtadaki 15 ülkede ”altın”, ”platin” ve ”multi-platin” plak ödülleri alan sanatçı, geçen yıl yayınladığı son albümü ”A Midwinter Night’s Dream” ile antik batı müziklerinden Ortadoğu’ya uzanan büyülü bir müzikal yolculuk sunuyor.

Konserin biletleri, 19 ila 120 lira arasında değişen fiyatlarla Biletix’ten satışa sunuldu.

Not:Şahsen An Ancient Muse albümünü hiç bir albümyle değişmem.

An Ancient Muse

Aklıma Takılanlar‘a Duyrulur

11 Apr 2009

05 Apr 2009

Linux’u Komutlarla Uğraşmadan Yönetip Kullanmak

Kullanım için;

Eğer bilgisayarınızla basit ofis ve internet işlemleri, müzik dinleme, film seyretme gibi işlerin dışında bir merakınız yoksa Linux’un pek çok dağıtımını komutlar olmadan kullanabilirsiniz. Bunlardan Pardus, Ubuntu şu anda aklıma gelenler.
Eğer sırf meraktan her gün yeni bir programı deneme, çalışan programlara ince ayarlar çekme gibi hevesleriniz varsa zaman zaman komutlara muhtaç kalacaksınız.

Eğer bilgisayarınızda programlama yapmak gibi niyetiniz varsa sık sık komut satırında çalışacaksınız hatta kullandığınız programlama dili için daha pratik ise grafik arabirimi bu işler için unutacaksınız.

Yönetim için;

Eğer sisteminizde yolunda gitmeyen bir şeyler varsa, mesela çalışmayan bir donanım, hata veren veya kuramadığınız bir program gibi büyük olasılıkla komutlarla birkaç küçük işlem yapmanız gerekecek.

Eğer sisteminizdeki tüm işlemleri kontrol etmek, her yerini kurcalayıp öğrenmek sadece programlara değil Linux’a ince ayarlar yapmak niyetindeyseniz mecburen komutları kullanacaksınız.
__

Devamı gelecek.

Sonraki yazı Pardusta hangi komut neyi çalıştıryor

30 Mar 2009

Seçim Değerlendirmeleri

Kusura bakmayın bazı yerlerde argo terimler kullanmış olabilirim.

1)AKP’YE UYARI

Halk tarafından Akp’ye sarı kart gösterildi.Dikkat et oyundan atılırsın dedi.Psikolojik sınır olan %40′ın altına düştü.

2)MHP-CHP İTTİFAKI(KOALİSYONU)

Chp ve Mhp’nin toplam oylarının Akp’yi geçtiği göz önüne alındığında 2011 genel seçimlerinde muhtemel oluşacak durumdur.Ayrıca Abdullah Gül’ü Çankaya Köşkü’ne taşıyan bir parti ile bu yapılabilir mi? Sağ-sol ittifak yapabilir mi? Ama yakın çevremde yaptığım yoklamalarda olası bir ittifakta oylarda patlama olabilir.Bir başka kafamı kurcalayan soru ise iki parti birleşirse hangi çarı latında birleşicek?, Adı ne olacak? Şu olabilir: Milliyetçi Halk Partisi, Milliyetçi Cumhuriyet Halk Partisi ya da Cumhuriyet Halk Partisi olarak kalabilirler.

3)CHP Doğu Anadolu’da Yok

CHP’nin almış olduğu %24 lük oyu başarı olarak kabul edebiliriz çünkü Chp seçmeni sivastan öte gitmiyor.Parti Doğu, Güney-Doğu ve Orta Anadolu’nun bazı bölgelerinde neredeyse 0 Chp’nin Sivastan öte oy almadığı düşünülürse %24 başarıdır.Ayrıca Doğu Anadolu’nun bazı bölgelerinde Mhp’nin etkili olması Chp- Mhp ittifakını güçlendiriyor.

4)Kılıçdaroğlu Genel Başkan Olsun ve Kılıçdaroğlu Yeni Gandhi Söylemleri

Arzu edeceğim(iz) bir durum fakat Kılıçdaroğlu ne kadar dürüst, etkili, halkla elele olursa olsun bir siyasetçi değil bürokrattır.Bu yüzden belki Baykal’dan fazla oy alır ama Tayyip Erdoğan’ın etkili siyasi kişiliğini ne kadar yıkabilir o merak konusu.

Ayrıca bir şey söylemek istiyorum:RABBİME SORDUM DENİZ BAYKAL GENEL BAŞKANLIĞI NAH BIRAKIR DEDİ!!!

28 Mar 2009

Türk Olmak!!!

Aslında çok şeydir, Türk olmak.
Türk olmak,
Osmanlı’nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi.
Kosova’da ve Bosna’da, Batı Trakya’da ve Makedonya’da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.
Türk olmak;
- Kıbrıs’ta,
- Hocalı’da,
-Anadolu’da ve Balkanlar’da soykırımına uğrayıp, karşılığında yapmadığın soykırımıyla suçlanmaktır.

Türk olmak;
- faşist olmaktır, vatanına, milletine, bayrağına, tarihine sahip çıktığında.
- demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, milletine, bayrağına, tarihine sövüldüğünde.

Türk olmak;
- lisanının Avrupa’da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini ve derdini anlatamamaktır.
- Avrupa’da hor görülmektir Türk olmak,
- ataların bir çok asır önce Viyana’yı kuşattığı için ve hoş görülmemektir- tabii ki – sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana’yı yakmadığın için.

Türk olmak;
- Selanik’te Pontus Anıtı’nın,
- Viyana’da çiğnenen yeniçeri minberinin ve
- Malta’da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.

Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir.
- üç kıtadan dönüp,
- bir küçük yarımadada misafir muamelesi görmektir.
- sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır,
- aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır.

Türk olmak;
- arabaya koşulan ilk atın vatanında,
- ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta,
- yazının bulunduğu,
- paranın icat edildiği,
- her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta,
- kalkınmak için yabancı sermaye beklemektir.

Türk olmak;
- Truva’dan bu yana,
- Sümer’den bu yana serpilerek gelse de,
- tarihten eski bu topraklarda,
- bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen,
- bir haftalık hafıza ile yaşamaktır.-
- Doğu Roma’yı da
- Batı Roma’yı da yıkıp,
- yeni Roma olan AB’ye girmeye çalışmaktır, Türk olmak.

Türk olmak,
- Mostar’da köprüdür,
- Kerkük’te kaledir,
- İstanbul’da Kızkulesi’dir,
- Anadolu’da buğdaydır,
- Çukurova’da pamuktur,
-Güneydoğu’da tütün,
- Ege’de üzüm,
- Karadeniz’de fındık,
- Trakya’da ayçiçeğidir.

Türk olmak;
- Çanakkale’de ölmektir.
- Çanakkale’de ölmeden önce düşmana su vermektir,
- onun yaralısını sırtında kendi hastanesine taşımaktır.
- düşmanın ardından rahmet okumak,
- kanlısından helallik almaktır.
- sabahları odana rahmet dolsun diye, camı açmaktır.
- kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir.
- balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır.
- yağmura “rahmet”,
- kara “bereket” diye bakmaktır.

Türk olmak;
- harap bir ülkede,
- zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip,
- tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile,
- paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen,
- yedi düvele meydan okumaktır.

Türk olmak;
- askere davul-zurna ile uğurlanmaktır,
- belki de dönmeyeceğini bilerek.

Türk olmak;
- annenin şehit oğlunun ardından ‘Bir oğlum daha olsun, onu da vatan için göndereceğim.’ demesidir.
- Babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken ‘Vatan sağ olsun! ‘ demesidir.

Türk olmak;
- ‘Türk çayinda radyasyon olmaz! ‘ yalanları ile,
- ‘Gusul abdesti alana AIDS bulaşmaz! ‘ dolanları ile yaşamaktır.
- her hükumetin enkaz devraldığı ama asla ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.

Türk olmak;
- ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir.
- Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır.
- Göz hakkına, diş kirasına saygıdır.

Türk olmak;
- Evindeki bir kap aşın yarısını Tanrı misafirine vermektir.
- Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır Türk olmak.

Türk olmak;
- milli maçta ağlamaktır.
- Ayhan Işık’a, Belgin Doruk’a aşık olmaktır.

Türk olmak;
- aşkını ölesiye sevmektir.
- aşkı için ölmektir, öldürmektir.
- sevdiceğinin elini bir kez tutamadan, toprağa girmektir.
- en güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir.
- Eşkıyaya türkü yakmaktır, Türk olmak.
Milletine sövmektir, ama başkasına sövdürmemektir, Türk olmak.

Türk olmak;
- Yunus’u bilmektir,
- Asık Veysel’i sevmektir.
- Mevlana’yı, Hacı Bektaş-ı Veli’yi ve Hoca Yesevî’yi
- tek bir satırını okumasa da yüreğinde taşımaktır.

Türk olmak;
- saz çaldığında,
- ney üflendiğinde,
- kös dövüldüğünde ve kaval çaldığında,
- yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de Yemen Türküsü’nde…
- Kendisine verilene ‘Nasip’,
- verilmeyenlere ‘Kısmet’ diyebilmektir.
- her işin ‘Hayırlısına’ inanmaktır ve
- ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir.

Türk olmak;
- Asya’da batılı,
- Avrupa’da doğulu diye tepki görmektir.
- Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmektir.
- Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da,
- silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir.

Türk olmak;
- mahalle maçı için aynı saatte, on kişi buluşamazken,
- milyon kişinin bir araya gelmesidir.
- tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga etmeden gösteri yapabilmesidir.

Türk olmak;
- buhran zamanında Arjantin’de de mağazalar yağmalanırken,
- daha ağır buhranda sıraya girerek,
- sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir.

Türk olmak;
- en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak,
- en dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir.

Zor iştir Türk olmak.
Türk olmak;
- Anadolu’da her düşen yağmur damlasına hamd etmek,
- her çıkan başak için şükretmektir.

Türk olmak;
medeniyetler mozaiği Anadolu’da dik durabilmek ve büyük önder Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti, ilelebet payidar kılıp “ne mutlu Türkü’m” diyebilmektir.

_____________________

Bende eklemek istiyorum Türk Olmak can düşmanım(ız) dediğim(iz)  Samanyolu Tv’de okunan bu metni okurken ve videosunu izlerken gözlerinin yaşarmasıdır.

Türk olmak Türklük mevzubahis olunca solcusu-sağcısı CHP’lisi-AKP’lisi-MHP’lisi hep bir olmaktır.

27 Mar 2009

Başbakan’ın Üslübuna Göre Afişler

Aslında ilk başlığımız Tayyip’in Üslubuna Göre Afişler’di.Ama nedense bazı kesimler tayyip erdoğana tayyip deyince küfür etmiş gibi kızıyorlar onların ağızlarınada biberon deyip afişleri yayınlıyoruz:

image055hc

image056hc