CHP NEREYE GİDİYOR?

Posted: 05 Temmuz 2011 in Sİyasi, İnceleme
Etiketler:, , , ,

Geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, “parti içi muhaliflerin” açıklamalarıyla ilgili olarak, “Gerekirse disiplin işleyecek” uyarısı yapmıştı.

Ardından, bir diğer Genel Başkan Yardımcısı Volkan Canalioğlu, Gürsel Tekin’in açıklamalarını destekler bir şekilde “Tabii
ki gerekirse gidilebilir. Çünkü bu partinin bir tüzüğü var. Disiplin yönetmeliği var. Bunlar doğrultusunda yanlışı kim yapıyorsa; partisini küçültüyorsa elbette ki disiplin kurulları çalışır. Burası CHP’dir. CHP 87 yıllık köklü bir partidir, kimse koltuk peşinde olmasın” dedi.

CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır ise “…Bizim kurultay delegelerimiz özgür iradeleriyle konuşur. Diğer partilerde olduğu gibi biat kültürü, konuşma yasağı yok. Ama bunun bir kuralı var. Partiyi kamuoyu önünde hırpalamadan belli bir disipline uyarak bunu yapmalıyız. Eğer siz belli bir disiplinin dışına çıkarak, bu kurultayın toplanmasını farklı noktalara götürüp, geçmişin hesabını sormaya yönelik hesaplar içinde olursanız, bunu da kalkar kamuoyunda ballandırarak anlatırsanız, CHP’yi başarısızlıkla itham ederseniz, bu partinin üst düzey disiplin kurulu senin ne milletvekilliğine, ne eski milletvekilliğine, ne de eski il başkanlığına bakmaz ve gerekeni yapar. Bunu yaptırmamak için arkadaşların konuşmalarına dikkat etmesi gerekiyor”şeklinde bir açıklama yaptı.

* * *
Değerli okurlarım, yukarıdaki açıklamaları yapanlar gibi partinin üst düzey yöneticisi olan kimi kişiler seçime beş kala bakın neler söylemişlerdi:
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sena Kaleli, “cemaatleri yok saymak sivil toplum anlayışına uygun değildir” demişti.
CHP Parti Meclisi Üyesi Bülent Kuşoğlu, “tekke ve zaviyeler yeniden açılmalı. ‘Bunlar irtica yuvaları!’. Yok öyle bir şey. Tam tersine kültür yuvaları. Tekke ve zaviyeler birer üretim yeridir. Bunun çok iyi anlaşılması lazım. Oralarda insan yetiştirilirdi, oralar eğitim ve kültür kurumlarıydı. Onun için de bu tür kurumlara ihtiyaç var. Bu kurumların yeniden kurulması için gerekli hazırlıkların yapılması gerekir” demişti.
Parti Meclisi Üyesi ilahiyatçı Dr. Muhammet Çakmak, “Fethullah Hoca Türkiye’de bir fenomendir, kimsenin görmezden gelemeyeceği bilge bir adamdır. Fethullah Hoca’yı saygıyla selamlıyorum” demişti. CHP’nin tarikatları sahipleneceğini şu sözlerle “müjdelemişti”: “Tarikatlara ve cemaatlere yönelik bir ayrım yapmayacağız. Topluma bütün olarak bakacağız…”
CHP parti meclisi üyesi olan Binnaz Toprak, “Heybeliada Ruhban okulu açılmalı, Ekümenlik tanınmalı, iki dile sıcak bakıyorum, AKP ekonomiyi iyi yönetti, gelir ve zenginlik arttı” demişti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Meclis’e başörtülü bir adayın girmesi durumunda Merve Kavakçı’ya yapılanı yapmayacaklarını söyleyerek, “AKP bu şansını deneyebilir, biz de zorluk çıkarmayız” demişti.
CHP Konya milletvekili adayı Durmuş Ali Karamut, hangi partide siyaset yaptığını unutmuş olacak ki Konyalı seçmenlere yönelik olarak “Sizden rica ediyorum. Lütfen her biriniz bir mum olarak, Sayın Davutoğlu’nun (Dışişleri Bakanı) ateşini sürekli yanar halde tutun ki dış politikada Türkiye zaafa uğramasın” demişti.
ANAP kökenli CHP İstanbul Milletvekili adayı Aydın Ayaydın ise MHP’nin kaset skandalıyla ilgili açıklamalarını eleştirmişti. Ayaydın, “Bu tür olayların içine Fethullah Gülen Hoca’nın karıştırılması yanlıştır. Gülen Hareketi’nin varlığı sadece Türkiye’de değil, yurtdışında da bilinen bir gerçektir” demişti.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, “Senin adın Mehmet Ali Susam ise benim de adım Aziz Kocaoğlu… Terbiyesiz adam… 7 senedir nerdeydin? Biz de iyilik yapıp sizle toplantı yapıyoruz. Bizde kabahat. Sen benden hesap soramazsın, senin ne mal olduğunu hepimiz biliyoruz. Sen kimsin ki benden hesap sormaya kalkıyorsun. Partiyi ve İzmir’i ne hale getirdiğiniz ortada. Hakkındaki dosyalarını biliyoruz. İkimizin hakkında da dosyalar varsa bunların ne olduğunu ortaya koyalım” demişti.

* * *

İşte söylenen sözlerin bazıları bunlar.
Bu koşullar altında yukarıda izah etmeye çalıştığım yönetim kademesindeki kişilerin işledikleri disiplin suçlarını kim dile getirecek, bu kişileri kim disipline sevk edecek, kim gereğini yapacak?
Daha ileriye gidelim. CHP’yle kavgası olanları ve CHP’yi dönüştürmek isteyenleri paraşütle partinin yönetim kademesine taşıyanlara karşı kim önlem alacak?
Bugün, CHP’nin değerlerini savunanların üzerine disiplin korkusu salınıyor. Bu korkuyu salarak asıl disiplin suçu işleyenlere karşı kim önlem alacak?
Sıkıştığınız zaman, Atatürk’ün arkasına sığınarak 87 yıllık köklü bir partiyiz diyorsunuz.
Ardından Atatürk’ün kurduğu CHP’yi ve CHP’nin yaptığı devrimleri işlevsizleştirecek yeni söylemlerle YCHP’yi dilinizden düşürmüyorsunuz.
Sahi şu sizin YCHP’nin ideolojisi nedir? Önce bir onu açıklayın da öğrenelim…
Acaba YCHP’nin ideolojisi ve ilkeleri yukarıda anlatılan Genel Başkan Yardımcıları’nın ve PM üyelerinin sözleri ile mi şekillenecek?…
Parti içi eğitimde, altı oklu CHP bayrağının altında Atatürk’ün bağımsızlık anlayışı, millet düşüncesi, laiklik uygulaması çağ dışı mı ilan edilecek?
Böyle bir durumda CHP’nin AKP’den ve BDP’den ne farkı kalacak?

Sayın Muharrem İnce’ye hak veriyoruz.İçimizdeki İrlandalılar temizlenmelidir.

 

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s