1950’lerde başlayan karşı devrim sürecinde Cumhuriyet ve o cumhuriyetin kurucusu Atatürk yok edilmek istendi.
12 Eylül’den sonra Atatürk Cumhuriyetini değiştirmek için olağanüstü bir dönüşüm başlatıldı.Cumhuriyetin Polisi Cumhuriyetin eğitim sistemi, Cumhuriyetin yargısı, Cumhuriyetin ordusu yavaş yavaş dönüştürüldü.
Bütün bu dönüşüme inat, her hafta milyonların kalbini çarptıran Fenerbahçe, aynı kaldı: Hala o Dereağzı’nda Anadolu’ya silah kaçıran, hala o İngiliz-Fransız takımlarını Taksim Stadı’nda yenen, hala o Atatürk’ün ziyaret ettiği ve şeref defterini imzaladığı FB olarak varlığını sürdürdü…
Türkiye’de nice kurumlar “Atatürk”ün adını bile anmaktan korkarken Fenerbahçe, tribünlerinde, şanlı tarihine yakışır bir şekilde, hep o “ATAM İZİNDEYİZ” pankartı asıldı.
2006 yılında UEFA kupasında FB bir İspanyol takımıyla eşleşince İspanyol basını, “ATATÜRK’ÜN TAKIMIYLA OYNAYACAĞIZ” diye manşet attı.
2008 yılında FB Şampiyonlar Ligi’nde Sevilla ile oynarken Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda “MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ” afişi açıldı.
Ve dönüştürülen Türkiye’de birileri “direnen” FB’den fena halde rahatsız oldu.
29 Mart 2009 Pazar günlü Taraf gazetesi şöyle bir manşetle çıktı:
“Ergenekon Fenerbahçe’de…”
Haberde;
“Ergenekon Fener-Sevilla maçında Şükrü Saraçoğlu stadına Mustafa Kemal’in askerleriyiz afişi astırmış.” denildi.
Türkiye’nin “dönüştürülme sürecinde” Atatürkçü ve Cumhuriyetçi olan herkese yapıştırılan “Ergenekoncululuk” damgası bu seferde Fenerbahçe’ye yapıştırılmıştı.
FB’yi Silivri’ye tıkmak çok kolaydı!
Nasıl olsa bu ülkede paçalarından fanatizmi akan bir futbol dünyası, olayları irdelemeden üzerine atlayan bir basın ve dizilerle beyni sulandırılmış bir halk, bu operasyona kolayca inanacaktı…
***
Diyelim ki FB’li bazı yöneticiler gerçekten de suçlu!
Diyelim ki FB’nin şampiyonluğu elinden alındı!
Diyelim ki FB ikinci lige düşürüldü!
Ne değişir?
“Çamura düşmekle altın değerinden ne kaybeder!”
FB, ne Aziz Yıldırım’dır, ne Şekip Mosturoğlu’dur, ne Emenike’dir ne de başka biridir! Hiçbir şahıs FB’yi bağlamaz! Çünkü FB Türkiye’dir, Türkiye FB’dir: FB’nin yaşadıklarını Türkiye, Türkiye’nin yaşadıklarını FB yaşar!
Bir FB’li olarak inadına ve gururla, Şükrü Saraçoğlu’ndaki o pankartı okuyorum:
“Atam izindeyiz!”
